Ben Nurcan telefonda seni boşlatmamı istermisin ,Numaramı Tıkla Ara
0035 351 57 32

meral beni deli ediyordu

O sıralar 22 yaşındaydım. Yine Her sabahki gibi kahvaltı bile yapmadan
kendimi sokağa atmıştım. Sahil yolu İşlerine giden insanlarla dolmaya
başlamıştı. Yolunun sağındaki ağaçlı yola saptım. Her gün olduğu gibi
bir simit aldım ve müdavimi olduğum çay bahçesine oturdum. Bahçenin
sahibi Asım Amca artık benim kargalar uyanmadan buralara damlamama
alışmıştı. Bana bir bardak çay getirirken selam verdi.

-Günaydın Kemal. Erkencisin yine.

-Ne yapalım. Dertler bitmiyor ki…

-Ah evlat. Şu derdini de kimselere anlatmazsın…Bir anlatsan belki bir
çaresi bulunur.

-Asım Amcacığım. Beni biliyorsun. Anlatmam kimseye. Zaten benim derdimin
de çaresi yoktur.

Asım Amca aramızda hemen her gün geçen bu konuşmaya alışmış olmalı ki
sadece başını salladı ve masaların tozunu almaya devam etti. Ah Asım
Amca derdimin ne olduğunu bilseydi…

Defalarca kendime lanetler savurmuştum böyle çirkin bir fiili istediğim
için. Ama gönül ferman dinlemiyordu ki…

Annemin adı Meral’di. Henüz sadece 34 yaşındaydı. Sarı saçlı masmavi
gözleri olan bir kadındı. Göğüsleri iriceydi. Çıkık bir poposu vardı.
Orta boyluydu. Babam, gözü dışarıda olan birisiydi. Annem bu yüzden onu
eve bağlamak için hep seksi giyinir ve seksi davranırdı… Ancak annemin
unuttuğu bir şey vardı. Evdeki tek erkek babam değildi. Onun bu seksi
hareketleri beni de baştan çıkartıyordu. Hele o geceler. Her gece Babam
defalarca düzerdi annemi. Annemin o inlemeleri odamı doldururdu.

Hep kadınsı şeyler giyerdi annem. Dantelli iç çamaşırları,ponpon süsü
olan giysiler…hele o topuklu terlikleri yok mu… ben zaten topuklu terlik
veya ayakkabı giymiş bir kadın görünce kendinden geçecek hale gelen
biriydim. Bir de onu en sevdiğim kadın giyince adeta o topuklar altında
ölesim geliyordu. Ayaklarına kapanıp ağlamayı istedim kaç kez. Aşkımı
itiraf etmeyi. Sadece bir kez birlikte olmak istediğimi söylemeyi…

Akşama doğru eve gittim. Babam gelmişti. Annemle birlikte dışarı çıkmaya
hazırlanıyorlardı. Ah annem! Nasıl da giyinmişti öyle…Mavi bir etek
bluz. Minicik eteği düzgün bacaklarını örtmekten aciz… Sırtı tamamen
açıkta. Dekolte ise ayrı bir alem. Elbisenin askıları göğüslerinin dış
kenarlarından iniyor. Yani göğüslerinin iç kenarları gözler önünde.
Dikkatli bakınca meme başları da görünüyor…

Bir ah çektim içimden. Ah anne benim karım olacaktın ki sen. Seni her
gece…Çıkarlarken Annem yine o her zamanki cilveli haliyle yanağıma bir
öpücük kondurdu. “Sabaha kadar dans edeceğiz babanla” dedi. Sonra o
çapkın gülümsemesiyle babama döndü ve “Aslında bir kaç saat dans
ettikten sonra sabaha kadar başka bir şey yapsak daha iyi olacak
galiba…” Mastürbasyona ihtiyacım vardı. Anlayamıyordum. Annem niçin hep
böyle iç gıcıklayıcı konuşuyordu? Onlar çıkınca doğru yatak odalarına
gittim. Annemin kirlenmiş çamaşırlarını koyduğu çekmeceyi açtım. O içimi
gıcıklayan dantelli külotlarından biri oradaydı. Benim için çok kutsal
olan o anda itina ile elime aldım o külotu…Yatağın kenarına oturdum.
“Şanslı giysi” dedim. “Sen benim için bir mabetten farksız olan o kutsal
organla daima berabersin…Senin yerinde olmayı isterdim…” Külotundan
Annemin vücut kokusunu duyabiliyordum. Yatağa uzandım ve yastığını
kokladım. Babam bu yatakta neler neler yapıyordu anneme…Bunu düşününce
sinirlendim. Annem, babam şehvetini tatmin etsin de dışarı kaçmasın diye
adeta zorla becertiyordu kendini. Onun annemi sevdiğinden şüpheliydim.
Bir gün ne güzel bir söz söylemiş ne de bir armağan vermişti…Annemi
seviyordum. Onunla sevişmek istiyordum. Bu benim için ne kadar kutsal
bir şeyse babam için de o kadar sıradandı. O sadece tatminini
düşünüyordu.

Annemin külotundan derin bir nefes aldıktan sonra onunla erkekliğimi
iyice sarmaladım ve o külotun annemin ıslak kadınlığı olduğunu düşünerek
boşaldım. Boşalır boşalmaz yine onun hasreti çöktü üzerime…O başka bir
adama aitti. “Ah keşke evlenebilme imkanım olsaydı seninle anne” diye
geçirdim içimden. “Her günüm sana tapmakla geçerdi…” Külotu çekmeceye
geri koydum. Odama gittim ve o yorgunlukla yine annemi dütünerek uyudum…

Ertesi gün odamın kapısının çalınmasıyla uyandım. Annemdi “Kemal
hayatım. Kahvaltı hazır” diye sesleniyordu. Biraz önce gördüğüm rüyanın
etkisiyle adeta manyak gibiydim. Anneme sadece “tamam” diyebilmişim.
Hemen her gece annemi rüyada düzüyordum ama hiç bu kadar gerçekçisini
görmemiştim. O kadınlığına girişlerin tadı hala damağımdaydı…Annemi
bekletmemek için hemen kalktım ve salona geçtim. Annem salondaki
kanepeye oturmuş gelmemi bekliyordu. Sap sarı saçlarını at kuyruğu
yapmıştı. Uzun bir atlet giymişti. Etek ya da pantolonu yoktu. Altında
külotu da olmadığına yemin edebilirdim. Beni görünce “ah kalktın mı”
diye sordu. “Günaydın canım”

Günaydın anne…

Karşılıklı masaya oturduk. Çayımı doldurmak için ayağa kalktı. Çayı
doldururken öyle eğiliyordu ki tüm göğüsleri görünüyordu. elimi atletin
içine sokup onları mıncıklamamak için kendimi zor tutuyordum. Yine sabah
sabah aklımı almıştı işte…

Güç bela kahvaltıyı bitirdim. Birer çay alıp tv izlemeye koyulduk. Ben
onun karşısında oturuyordum. Bacaklarını üst üste atmıştı. Atleti çok
uzun olmadığı için poposu rahatlıkla görünüyordu. Çıplak ayaklarında
yine o ponponlu beyaz yüksek topuklu terlikleri vardı. “tanrıça” diye
geçti içimden. “Mitolojiyi okuyup tanrıça aramak niye…Tanrıça şu an
karşımda duruyor… annemin bu soylu hali adeta ruhuma işlemişti. Rüyam
gözlerimin önüne geldi. Ona sahip olmak. Rüyada bile ona sahip olduğumda
ne kadar da huzur duyuyordum. Evet başka bir yolu yoktu. Ben anneme
sırıl sıklam aşık olmuştum. Onsuz yapamazdım. Ona söylemeliydim. Tüm
cesaretimi topladım. Ve “Anne” diyebildim. “efendim canım” deyip,
gözlerimin içine bakarak bana döndüğünde o gözleri adeta bitirdi
beni…dilim dolandı. Ama kendimi hemen toparladım.”Canım annem” diye
başladım söze…” Uzun zamandır seninle konuşmak istediğim şeyler var.
Konuşması anlatması çok zor. Bana kızacağına eminim ancak ne pahasına
olursa olsun söylemeliyim…Annem bana doğru dönerek gülümsedi.”hele bir
anlat””dedi kızıp kızmayacağımı o zaman düşünürüz…” Ayağa kalktım odada
bir yandan dolaşıyor bir yandan da konuşuyordum.

“Anneciğim” dedim lütfen sözümü kesmeden sonuna kadar dinle ve ne
olacaksa olsun artık… Çok güzel bir kadınsın. Bir de buna Babamı eve
bağlamak için giydiğin o kıyafetler, hal-tavırların,konuşmaların
eklenince dayanılmaz bir varlık oluyorsun. Eve çağırdığım
arkadaşlarım,babamın arkadaşları, esnaf yani çevremizdeki herkes senin
güzelliğinin etkisi altında. Evet itiraf ediyorum ki Uzun bir süredir
bende senin bu güzelliğinin etkisi altındayım. elbette ki o babam için
yaptığın şeyler bir kadının kocasına yapabileceği normal şeyler. Ama
anne beni unutuyorsun. Babamı baştan çıkartmak için tüm dişiliğini
sergiliyorsun. Ama ben de taş değilim ki…etkileniyorum ben de…Önceleri
senden bu etkilenmelerim bir oyun gibiydi. Ama sonra büyüdü büyüdü…” bu
sözleri söylerken hep arkam ona dönüktü. Bundan sonra ona döndüm. Başını
öne eğmişti. Devam ettim. “Anneciğim. Canım anneciğim…Dünyada annesini
benim kadar seven bir ikinci şahıs bulamazsın…anneciğim. Ben sana aşık
oldum…” Annem başını kaldırmadan sordu. “Bana bunları niye
anlatıyorsun?” –Anneciğim. Aşk dokunmaktır. Ben artık aklımı yitirmek
üzereyim. Her gün seni dütünerek tatmin oluyorum. Ama dütünmek yetmiyor.
Ellerini tutmak gözlerine bakmak, seni öpmek ve…”Cümlemi annem
tamamladı.“ve düzmek istiyorsun değil mi?”…

-Eve anne. Ama inan ki bu benim için kutsal bir olgu. Çünkü seni
seviyorum…Annem başını kaldırmadan konuşmaya başladı.–“Evet” dedi
“güzel olduğumu ve hatta seni etkilediğimi biliyordum. Bir kadının
hayattan tek beklentisi nedir bilir misin? Kendisini sevecek bir erkek!
Benim de itiraf etmem gerekli ki babandan bu sevgiyi hiç bir zaman
görmedim. Babanla evlendiğimde henüz 14 yaşındaydım. Ama bu yıllar hep
kendime uygun bir erkek aramakla geçti. Haberin yoktu ama babanı
defalarca aldattım. Birlikte olduğum erkeklerin sayısını bilmiyorum.
Sürekli beni sevecek birini aradım. Ve aradığını nihayet iki sene önce
buldum.Evet iki yıl önceydi. Sürekli iç çamaşırlarımı ıslanmış olarak
buluyor bir anlam veremiyordum. Bir gün yine hiç tanımadığın bir gurup
erkekle seviştikten sonra eve gelmiştim. Sen benim yatak odamdaydın.
Geldiğimi duymamıştın. Yatağa uzanmıştın. Tam içeri girecekken senin
pantolonunu sıyırmış olduğunu ve mastürbasyon yaptığını farkettim.
Elindeki benim külotumdu. Artık niye sürekli çamaşırlarımın ıslandığı
anlaşılmıştı. Önce niye odamda olduğunu ve niye külotumu kullandığını
anlamamıştım. Bir şeyler fısıldıyordun dikkatli dinleyince “anne” ve
“Meralim” dediğini farkettim. Kelimenin tam manasıyla şok olmuştum. Öz
oğlum beni düşünerek mastürbasyon yapıyordu. Biraz sonra boşaldın ben de
daha yeni geliyor gibi sokak kapısına gittim ve seslenerek içeri
girdim. Senin toparlanmaya vaktin olmuştu. Benim hiç bir şey
anlamadığımı düşündün. Bu sana olan ilgimi uyandırdı. Ama asıl ateş bu
hadiseden 2 hafta sonra tutuştu. Baba evde yoktu. Sen hastaydın Yüksek
ateşle yatıyordun ve sayıklıyordun. Neler söylüyordun biliyor musun? Bir
kadına söylenebilecek en güzel sözleri…”

Annem annem! Seni seviyorum. Hayır. Tapıyorum sana!. Ah annem!
Çıldırtıyorsun beni. Ah sarıl bana. Kadınım ol. Bir ömür tanrıçam ol
benim!” O zaman beni sevecek erkeğin kim olduğunu anlamıştım. Benim
oğlumdun. Bana olan aşkın o kadar kuvvetliydi ki, bu gerçeği unutup
evinin kadını olmaya razıydım. Evet o kıyafetlerimle erkeğimi etkilemek
istiyordum. Ama erkeğim baban değildi. Etkilemek istediğim sendin
canım!…”Kollarını bana doğru açtı “Gel” dedi “gel sarıl bana” Ona sıkıca
sarıldım kulağıma fısıldadı.”ben de seni seviyorum. Şimdi öp beni. Bir
an önce kadının olmak istiyorum…”Kulaklarıma inanamıyordum. Annem devam
etti “seninim canım” dedi. “Sen denmedin mi Aşk dokunmaktır diye…hadi
dokun bana. Hayal ettiğin her şeyi yap bana” Dudaklarını adeta
kopartırcasına öpüyordum. “Ah anneciğim! Sen dünyanın en iyi annesisin!”
dedim ona. “Annelikten başka marifetlerim de vardır.” Diye yanıtladı. ”
Onu kucağıma aldım ve yatak odasına götürdüm. Özenle yatağa bıraktım.
Sonra biraz uzaklaştım ondan ve tepeden tırnağa şöyle bir süzdüm.-
İnanamıyorum. Yani şimdi bu eşsiz güzellikteki bedenin emrime amade öyle
mi?- Sadece bedenim değil. Ruhum da senin…Hayatım. Ne istiyorsan
hazırım. Anal seks mi. Evet. Oral seks mi evet. En çılgın fantezilere de
evet. Ne istersen…Dört gün baban eve gelmeyecek… Ben de bu dört gün
boyunca aralıksız seninle sevişmek istiyorum..